Çizgili Forum

Geri git   Çizgili Forum > FORUM KULLANIM ALANI > Üst Yönetim Odası > TÜRKİYE REHBERİ > İL VE İLÇELERİMİZ > KARADENİZ BÖLGESİ > Karabük
Üye Ol Yardım Üye Listesi Takvim Tüm Mesajları Okunmuş Say

Yanıtla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-09-2008, 22:52   #1
savataged

 
savataged - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 20-03-2008
Nereden: at world's end!
Mesajlar: 22.337
Uye No:82
Tecrübe Puanı: 5000
Karizma Puanı: 7776992
Karizma Derecesi
savataged şöhret ötesinde savataged şöhret ötesinde savataged şöhret ötesinde savataged şöhret ötesinde savataged şöhret ötesinde savataged şöhret ötesinde savataged şöhret ötesinde savataged şöhret ötesinde savataged şöhret ötesinde savataged şöhret ötesinde savataged şöhret ötesinde
Standart


Karabük'te Turizm Aktiviteleri

Sanayi kenti olan Karabük, ilçelerinin ayrı ayrı turizm değerlerinin yanı sıra, çevresindeki doğal güzellikleri ile büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Ankara ve İstanbul gibi metropol kentlere yakınlığı büyük bir avantajdır. Son yıllarda dünya turizm talebi alternatif turizme yönelmiştir Karabük ve ilçelerinin her biri bu alanda turizm değerlerine sahiptir. .1994 yılında Dünya Mimari Miras listesine alınan Safranbolu, tarihi evleri ve kültürel değerleri ile kültür turizminin odağı haline gelmiştir.

Ülkemizin en güzel ormanlarına sahip Yenice ilçesi, Hadrianapolis kalıntılarına sahip Eskipazar, doğa zengini Ovacık ve Eflani ilçeleri Karabük’ün tüm ülke ve dünyaya adını duyurmasını sağlamıştır. İlimizin her alanında tarihi ve doğal güzellik açısından güzel görüntü elde edebilmek mümkündür. İl merkezindeki Bulak Köyünde bulunan “Bulak Mağarası” , Safranbolu’daki Hızar Mağarası Dünya Mağaralar literatürüne girmiş doğal yapılardır. İl ve İlçelerimizde bulunan Sorgun Yaylası, Avdan Yaylası, Boduroğlu Yaylası, Keltepe, Uluyayla, Sarıçiçek Yaylası... doğa sporları, atlı yürüyüşler, çadırlı kamp ve tırmanma için turizm çeşitliliğini sağlayan alternatiflerdir.

Eko Turizm

- Yaylalar: İlimiz, yaylaları, zengin ormanları, florası ve faunası üstün peyzaj görüntüleri ve şifalı otları ile turizm cennetidir. Bol oksijenli serin ve temiz havada sağlıklı yaşam için yürüyüş yapmak, köylerde yaşayan insanlarla kısa bir süre bir arada yaşamak, çadır kurmak, meydan ateşi çevresinde oturup sohbet etmek, yaban hayvanlarını yaşadıkları doğal ortamlarında izlemek, görüntülemek, bitki türlerini incelemek açısından yaylalarımız giderek artan bir ilgi görmektedir. Bu alanlarda doğa gezileri, bisiklet turları, trekking gibi birçok aktivite yapmak mümkündür. Merkeze İlçemizde Avdan Yaylası, Sorgun Yaylası, Dede Yaylası, Büyük Düz Yaylası, Küçük Düz Yaylası, Çakırören Yaylası, Küçük Yayla, Bostancık Yaylası, Arıcak Yaylası bulunmaktadır. Bu yaylalara çeşitli zamanlarda yürüyüşler düzenlenmektedir.

- Dağcılık: İlimizin coğrafi yapısında dağlık ve ormanlık alanlar önemli yer kaplamaktadır. Dağlarımız dağ sporları yapmaya uygundur. Önemli dağlarımız Keltepe(1999m.), Tarakçı Tepe(1714m.), Kuyruk Kaya Tepe(1704m.), Kuru Doruk Tepe(1744m.), Mantar Tepe(1736m.)’dir.

- Mağaralar: Merkeze bağlı Bulak Köyünde Bulak Mağarası hidrolojik olarak aktif bir mağaradır. İçinde yer altı nehirleri, göletler, şelaleler ve eşsiz güzellikteki sarkıt ve dikitleri olan 6,5 Km. uzunluğundaki Bulak Mağarasının 380m.lik bölümünün gezi parkuru ve elktrifikasyonu tamamlanmış ve turizme kazandırılmıştır. İşletmeciliği Özel İdare tarafından özel bir şirkete verilmiştir. Giriş ücreti 2.000.000.-TL’dır.

- Ormancılık: Ormanlarımızın bitki örtüsünde, sarıçam, karaçam, kızılçam, göknar, kayın, gürgen, dişbudak, meşe, porsuk, şimşir, çınar, kavak, kızılcık, Akçaağaç, ıhlamur, ladin vb. ağaç türleri bulunmaktadır. Ayrıca orman altı bitkileri ve yaban hayvanları ile eşsiz bir ekosistem oluşturmaktadır.

Safranbolu'da Turizm

1975 yılında Yüksek Anıtlar Kurulunun Safranbolu’yu “Kentsel Sit” ilan etmesiyle, akademik düzeyde başlayan kente olan ilgi zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. O yıllarda gelen ziyaretçileri evlerinde konuk eden Safranbolu, bundan maddi bir kazanç sağlamadan turizm olgusu ile tanışmıştır. 90’lı yılların başından bu yana küçük ve orta ölçekli turistik tesis sınıfına giren işletmelerin oluşumu ile, nihayet turizm il ve ilçe ekonomisinde önemli yer tutmaya başlamıştır.Safranbolu sahip olduğu kültürel mirası ve bu mirası korumadaki başarısı ile 1994 yılında UNESCO tarafından “Dünya Miras Kenti” unvanını almış, bu da Safranbolu’nun tüm dünyada daha çok ilgi çekmesini sağlamıştır. Her yıl artan sayıda turist gelmektedir. 2003 yılında konaklayan turist toplamı 87.000 kişi olup, günübirlik ziyaretlerle birlikte toplam turist sayısı 300.000 dolayındadır. Gelen turist profilini, gelir ve eğitim düzeyi yüksek, kültürel amaçlı seyahati gerçekleştiren kişiler oluşturmaktadır.

Turistik İlgi Noktaları: Kentin turistik ve tarihi eserlerinin yoğunlaştığı bölge “Çarşı” kesimidir. Bu bölge kuzeydeki Kale ile güneydeki Hıdırlık Tepesinden izlenebilir. Daha güneyde kalan mezarlık ise en iyi panoramik görüntüyü verir. Kale ve çevresi ilk yerleşim alanıdır. Tepede bulunan Eski Hükümet Binası, Saat Kulesi, Cephane Binası, Eski Hapishane Binası bu bölgede görülmeye değer tarihi yapılardır. Üzerinde iki anıt mezar bulunan Hıdırlık Tepesi, eski zamanda açık hava namazgahı olarak kullanılmıştır. Bu tepeden bakıldığında, Çarşı Bölgesindeki anıtsal değerleri bir arada görmek mümkündür. Kentteki 25’in üstündeki tarihi camilerden özellikle Köprülü Mehmet Paşa Camii, İzzet Mehmet Paşa Camii, Kazdağlıoğlu Camii, Dağdelen Camii, Kaçak Camii, Mescit Camii ile Cinci Hanı ve Cinci Hamamı Ulu Camii (Ayestefenos Kilisesi), turistlerin ilgi gösterdikleri tarihi eserlerdir.

Safranbolu’da üretim ve ticaret Lonca sistemi ile yürütülen çeşitli çarşılarda yapılmaktaydı. Bu gün halen üretimin sürdüğü Demirciler, Bakırcılar, Kalaycılar ve Semerciler Çarşıları kentteki el işçiliğinin devamını sağlamaktadır. Restore edildikten sonra el sanatlarının satıldığı merkez haline gelen Yemeniciler Arastası ve çevresindeki dükkanlar, kente gelen turistlerin Safranbolu’ya özgü hediyelik eşya bulabileceği yerler arasındadır.

Safranbolu’yu ülkemizde ve dünyada üne kavuşturan Safranbolu Evleri, kentin Çarşı, Kıranköy ve Bağlar semtlerinde toplanmıştır. Her yıl yüzlerce turistin kente gelmesine neden olan Safranbolu Evleri 18. ve 19. yy. Türk Toplumunun geçmişini, kültürünü, ekonomisini, teknolojisini ve yaşama biçimini yansıtan bir mimarlık tarzı ile yapılmışlardır. Sayıları 5’e ulaşan özel gezi evleri (Kaymakamlar, Kileciler, Mümtazlar, Karaüzümler, Kavsalar) kente gelen turistlere Safranbolu Evi ve yaşamının tüm özellik ve güzelliklerini yansıtmaktadır.

Arkeolojik Alan olarak; Hacılarobası, Çavuşlar, Üçbölük, Akören ve Aşağıgüney Köylerinde çok sayıda kaya mezarı ile ilçedeki tümülüsler de sayılabilir.

Safranbolu’ya 11 Km. uzaklıktaki Yörük Köyü, tarihi evleri ve yapıları ile gerçek bir Türk- Türkmen Köyü olması nedeniyle 1997 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca koruma altına alınmış, Safranbolu’nun küçük bir maketi gibidir. Safranbolu turizmine önemli bir hareket ve çeşitlilik getirmektedir.

Eko Turizm: Safranbolu tarihi eserleri ve evlerinin yanı sıra ilgi çekici doğal güzelliklere de sahiptir. Yoğun orman alanları ve vadiler, piknik yapmaya elverişli olduğu kadar yürüyüş, tırmanma, bisiklet ve diğer turistik etkinliklere de olanak sağlamaktadır.

İncekaya Su Kemeri, görkemli evlere sahip Yörük Köyü, Dünya Mağara Literatürüne girmiş Hızar Mağarası, kanyonlar, yaylalar, kentin diğer turizm olanaklarıdır. Hacılarobası ve Üçbölük Köyleri çevresindeki kaya mezarları, Safranbolu’nun uzun tarihi geçmişine ilişkin bilgi vermekte olup, son yıllarda turizm amaçlı kullanılmaya başlanmıştır.

Yaylalar: Yoğun orman alanları ve coğrafi yükseltiler, bölgede büyük yaylaların oluşumuna olanak sağlamıştır. Sarıçiçek ve Uluyayla, yörenin önemli büyüklükteki yaylalarıdır. 1700 m. yükseklikteki Sarıçiçek Yaylası orman dokusu açısından zengin olup, orman örtüsünün büyük çoğunluğunu libreliler oluşturmaktadır. Henüz dış turizme tam olarak açılmayan Sarıçiçek Yaylası, yerli halk tarafından yürüyüş ve piknik yapmak, çadırlı kamp kurmak şeklinde fonksiyon bulmaktadır. 1100 m. yükseklikteki Uluyayla, çok geniş çayırlıkları nedeniyle yöre insanları tarafından hayvan otlatmakta kullanılmaktadır. Her yıl yapılan Uluyayla Şenlikleri, yöre halkı tarafından oldukça ilgi çekmektedir. Uluyayla, Her türlü turizm etkinliğine olanak sağlayacak 6,5 Km. uzunluğunda, 200-300 m. genişliğinde düz ve geniş çayırlıklardan oluşmaktadır. Sporcular için de oldukça elverişli olan Uluyayla’da bir gölet ve oldukça büyük bir mağara da bulunmaktadır.

Mağaralar: Safranbolu İncekaya Köyü yakınlarındaki Hızar Mağarası, oldukça geniş bir giriş ağzına sahiptir. Turizm amaçlı kullanılması için girişimlerde bulunulan Hızar Mağarası, Dünya Mağara Literatürüne girmiştir. Henüz ciddi bir araştırma yapılmamış olan Uluyayla’daki büyük mağaranın içinde birde yer altı nehri bulunmaktadır.

Kanyonlar: Safranbolu’ya 13 Km. uzaklıktaki Düzce Köyü’nün biri girişinde, diğeri Kozcağız Mahallesi’ndeki kanyonlar foto safari ve yaban hayatı koruma alanı olarak düzenlenmiş bakir bir turizm seçeneğidir. Ayrıca, İlçedeki Tokatlı Kanyonunda, Gümüş semtinden İncekaya Su Kemerine kadar olan yeri yürüyüş yapmak için uygun bir parkurdur. İlçede zaman zaman düzenlenen doğa yürüyüşlerinde kanyonlar da kullanılmaktadır.

Sanat Etkinlikleri: Safranbolu’da , 1975 yılından bu yana tarihi ve kültürel değerlerin tanıtılması amacı ile Mimari Değerler Haftası, Kültür ve Sanat Festivali gibi çeşitli adlarla festivaller düzenlenmiştir. İlki 2000 yılında gerçekleştirilen 1. Altın Safran belgesel Film Festivali ile, hem tanıtım, hem koruma bilincinin daha güçlü konuma getirilmesi, hem de belgesel filmin, kültürel zenginlikleri kuşaktan kuşağa aktarılması amaçlanmıştır. Festival, Eylül Ayının son haftasında kutlanmakta olup, bünyesinde yapılan fotoğraf yarışmaları, paneller, konserler ve diğer etkinliklerle programın daha da zengin ve geniş katılımlı gerçekleşmesi sağlanmaktadır.

Yenice'de Turizm

Yenice Ormanları, tropik bölgeler dışında dünyada pek az ormanda görülebilecek kadar çok sayıda ağaç türünü barındırmaktadır. Ormanların üst katını oluşturan altı ağaç türüne, ara ve alt tabakada karışıma giren otuz ağaç türü ve çalı türü bulunur. Yenice ormanlar gerçek bir ağaç müzesidir. Bilinen ağaç türleri şunlardır: Uludağ Göknarı, Doğu Kayını, Sarı Çam, Kara Çam, Camiyanı Karaçamı, Kızıl Çam, Istıranca Meşesi, Virgiliana Çınarı, Ceviz, Dişbudak, Kızıl Ağaç, Fındık, Porsuk, Yabani Kiraz, Gümüş Ihlamur, Adi Ihlamur, Akağaç, Kızılcık, Şimşir, Ahlat, Kontus Defnesi, Kurt Bağrı, Erguvan, Jasminum. Çeşitli ağaç türlerinin yanı sıra bazı ağaçların olağanüstü çap ve boya ulaşan örneklerinin oluşu, zengin bir yaban hayatı potansiyelinin bulunuşu ile eşsiz bir eko sistem özelliği göstermektedir. Yenice Ormanlarında Geyik, Karaca, Vaşak, Yaban Kedisi türleri ve diğer hayvan türleri de yaşamaktadır. Bu ekosistem içinde tipik ve nadir birçok bitki ve hayvan türü bulunması, ormanların oluşturduğu oksijen kuşağı İlimiz turizmi için önemli bir kaynak olup, turizm bölgesi olmaya adaydır.

Fındıkaltı Dinleme Tesisleri: İlçeye 17 Km. mesafededir.

Gökpınar Yaylası: Ormancılık alanında araştırma yapan bilim adamlarının her yıl bilimsel çalışmalar yaptıkları bir yerdir. Yenice ormanlarının genel özelliklerini taşır.

Göktepe Tabiat Parkı: Geleneksel Zümrüt Yenice Göktepe Şenliklerinin yapıldığı Göktepe Tabiat Parkı(Göktepe Yaylası), Yenice(nin en güzide ve halk tarafından yaz ayları boyunca dinlenmek ve piknik yapmak üzere tercih edilen orman içi sayfiye yeridir. İlçe Merkezine 9 Km. mesafededir.

Acısu : Böbrek ve romatizma hastalarının şifa niyetine kullandıkları acısu kaynaklarından en bilineni olan Sarıot, orman bölgesinde olup, Yenice’ye 30 Km. mesafededir.

Şeker Kanyonu: Karabük-Yenice Karayolu’nun 3. Km. yer alan Şeker Mevkiinden başlayan kanyonun toplam uzunluğu 6,5 Km. olup, 2 Km.’den yol geçmekte ve sonra 4,5 Km. kanyoning yapmaya elverişli uzun bir alandır. Kanyonda yer yer zorlu geçişler ve daralmalar olup, bazı yerlerde yüzmek zorunlu hale gelmektedir. Kanyon yüksekliği 100 metreden başlayıp 250 metreye kadar yükselmektedir. Kanyonun kayaları kaya tırmanışları için uygun bir yapıya sahiptir.

Eskipazar'da Turizm

Eskipazar eski tarihi, doğal güzellikleri ve yeryüzü şekillerinin oluşturduğu doğal kaynakları ile ilin turistik çekim merkezlerinden biridir. Eskipazar’a 4 Km. uzaklıktaki Hadrianapolis antik kenti, Asartepe’deki Kimistene antik kenti, Kaya mezarları, kaya tünelleri, tümülüsler Eskipazar’ın önemli turistik değerlerindendir. Hadrianapolis Antik Kentinden 2003 yılında yapılan kurtarma kazılarında erken Hıristiyanlık dönemine ait Bizans Kilise kalıntısı ve kilise zemininde çeşitli figürlerden oluşan mozaikler bulunmuştur. Hıristiyan inancına göre cennette bulunan 4 nehrin adları geçtiği ve bu adların yazılı olduğu başka mozaiğin ülkemizde bulunmadığı öğrenilmiştir. Bu bulgular antik şehrin Piskoposluk merkezi olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir.

Gezi ve Mesire Yerleri:

Çetiören Mesire Yeri: Eskipazar İlçesine 10 Km. mesafedeki mesire yeri , çok zengin bitki örtüsüne, su kaynaklarına ve yaban hayatına sahiptir. Asfalt yolla ulaşılabilen mesine yerinde, masa ve banklar, ocaklar, çeşmeler, tuvalet, otopark, Orman İşletmesine ait 6 yataklı misafirhane, 2500 kişilik anfi tiyatro şeklinde düzenlenmiş yağlı güreş alanı, foto safari yapılabilecek güzellikte manzarası bulunmaktadır.

Eğriova Mesire Yeri: İlçeye 25 Km. mesafede Adiller Köyü Ulupınar ormanlık alanında Eğriova Mevkiindedir. Alanda, 12.000 m2. yüzölçümünde 5 m. derinliğinde bir suni gölet bulunmaktadır. Masalar, banklar, ocaklar, çeşmeler bulunmakta olup, olta ile balık avı yapılmaktadır. Çadırlı kamp ve doğa yürüyüşleri için uygun bir mekandır.

Dede Yaylası: Kulat Köyü sınırları içinde bulunan yaylada Bahattin Gazi Türbesi bulunmaktadır. Her sene Temmuz ayının son haftasında Bahattin Gazi’yi anma günü düzenlenmektedir.

Doğal Kaynaklar:

Akkaya Termal Kaynağı: İlçenin doğusunda İmanlar Köyü yakınındadır. Kaynak, bir yanı oldukça sarp olan kayalardan çıkmakta olup travarterler oluşturmuştur. Kaynak sıcaklığı 25 derecedir. Suyun bileşiğinde yüksek oranda karbondioksit ve yüksek oranda kükürtlü hidrojen de bulunmaktadır. Yöre halkı tarafından birtakım hastalıklara iyi geldiği söylenmektedir. Kaynakta, modern anlamda yararlanma olanakları oluşturulduğunda, sağlık turizmi açısından önemli bir kaynak olacaktır.

Maden Suyu: İlçenin güney batısında, 7,5 Km. Beytarla mevkiinde bir dere yatağının yamacından kaynamaktadır. Isısı 22,5 derece olup bol gazlıdır. Hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır.

Taş Ocakları: İlçe zengin taş ocaklarına sahip olup Anıtkabir ve TBMM ‘nin yapımında da kullanılmıştır.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Avcılar ve Atıcılar Derneği Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarında sürek avı düzenlemektedir. Bölgede çok miktarda yaban domuzu, ayrıca tilki, tavşan, ayı, keklik, çoran, kara tavuk, çulluk ve bıldırcın gibi hayvanlara da rastlanmaktadır.

Eflani'de Turizm

Eflani’de yöremizde fazla karşılaşılmayan geniş düzlükler bulunmaktadır. Yaylalar, göletler ve ormanın bir arada bulunması bu bölgeye ayrı bir çekicilik ve güzellik katmaktadır. Eflani, bu güzellikleri ve bol oksijenli havası ile çevre il ve ilçelerin doğal mesire yeridir.

Çevre Çekicilikleri ve Mesire Yerleri: İlçede sulama amaçlı olarak yapılan üç adet gölet bulunmaktadır. Çevresi ormanlarla ve çeşitli bitki türleri ile çevrili olan göletler birer tabiat harikasıdır. Göletlerin çevresinde piknik alanları bulunmaktadır. Çadırlı kamp kurmaya, olta ile balık avcılığı yapmaya elverişlidir. Ayrıca geniş çayırlık ve orman alanların bulunduğu Eşek Düzü’ de piknik yapmak için tercih edilen oksijeni bol mesire alanlardandır.

• Ovacık’ta Turizm Ovacık ormanlarla yaylaların birbiri ile harmanlandığı, ancak turizm açısından henüz değerlendirilmeyen bir ilçesidir. Doğal güzellikleri ile ön plana çıkan Ovacık, özellikle yayla turizminin canlandırılmasıyla ilin alternatif turizm merkezi haline gelebilecek potansiyeldedir. İlçenin eski tarihine ait çeşitli kalıntılar bulunmaktadır. Bunlardan Karakoyunlu Mahallesindeki Bizans dönemine ait mezar en ilgi çekeni olup, pek çok turist tarafından ziyaret edilmektedir.

Yaylalar ve Mesire Yerleri:

Boduroğlu Yaylası: Bir doğa harikası olan yayla, çadırlı kamp ve doğa yürüyüşüne uygundur. Mesire yeri olarak da kullanılmaktadır. Temmuz ayının ikinci haftasında Boduroğlu Yayla Şenliği düzenlenmektedir.

Konu savataged tarafından (28-04-2009 Saat 21:09 ) değiştirilmiştir..
savataged isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Yanıtla


Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz




vBulletin® Version 3.7.0 Beta 4